SON DAKİKA

Revizyon Haber

Çinli eski polis Doğu Türkistan’daki dramı anlattı

Daha önce Doğu Türkistan’da görevli olan Çinli eski bir polis müfettişi, ülkesinden kaçıp Avrupa’ya sığındı. Burada Doğu Türkistan’daki sistematik işkenceleri anlatan eski polis, yaptıkları işkencelerin insanlık dışı olduğunu belirtti.

Çinli eski polis Doğu Türkistan’daki dramı anlattı
228 views
06 Ekim 2021 - 7:54

Gece elinde silah yüzlerce polisin,Uygurların evlerini bastıklarını söyleyen Çinli eski polis, ellerine kelepçe takıp, başlarına çuval geçirip götürdüklerini ifade ederek, “Eğer bir bölgede yüzlerce insan varsa o yüzlerce insanın tamamını tutuklamanız lazımdı. Baskında hiçbir ayrım yapmadık. Topluca tutuklama yapardık” dedi.

Eski polis yeni itirafçı, güvenlik için adının sadece Jiang olarak tanımlanmasını istedi.

Konuya ilişkin ABD merkezli medya kuruluşu olan CNN’e demeç veren Jiang, Çin’in, Doğu Türkistan’da inşa ettiği toplama kamplarında Uygur ve diğer Türk toplumlarının üyelerine yönelik uyguladığı sistematik işkencelere dair ayrıntılı bilgiler verdi. Eski polis, Pekin’in bu durumu yıllardır reddettiğini de belirtti.

Küçük çocuklar dahil herkesi çok kötü dövüp, günlerce aç susuz bırakırdık”

“Uygurları her yeri şişinceye ve yara bere içinde kalıncaya kadar döverdik” sözleriyle kan donduran Jiang, kendisinin ve diğer polislerin gözaltı merkezlerine getirdikleri Uygurları nasıl sorguladıklarını anlattı. Doğu Türkistan’da görev yaptığı süre boyunca, erkek, kadın ve hatta 14 yaşından küçük çocuklar da dahil olmak üzere her yeni tutuklunun sorgu sürecinde feci şekilde dövüldüğünü söyleyen eski polis Jiang, şunları söyledi;

Sorgulama yöntemlerimiz arasında, tutukluları hareketsiz bırakmak için tasarlanan özel sandalyeler vardı. İlaveten insanları tavandan asmak, cinsel şiddet, elektrik vermek ve boğulma hissine neden olan baş aşağı su ile işkence yöntemleri de uygulanıyordu. Mahkumlar günlerce uykusuz kalmaya zorlanıyordu. Yiyecek ve sudan bile mahrum bırakılıyorlardı. Oradaki her polis farklı bir yöntem kullanır. Kimisi demir levye, kimisi kilitli demir zincir. Polis, mahkumların yüzüne basar ve ona itiraf etmesini söylerdi.”

Bu insanların hepsi masumdu”

Tutukladıkları kişilerin genellikle ‘terör suçlarıyla’ itham edildiğine dikkat çeken ve sorgulamalarına dahil olduğu yüzlerce mahkumdan hiçbirinin suç işlemediğine inandığını söyleyen Jiang, “Onlar sadece sıradan insanlardı” ifadeleriyle gözaltına alınan Uygurların masum olduklarını belirtti.

Hepsini öldürmemiz gerekiyor”

Jiang, Doğu Türkistan ilk tayini çıktığında, ‘ülkesini tehdit edebileceği iddia edilen bir terör tehlikesini bertaraf etmek için oraya gitmeye istekli’ olduğunu söyledi. Ayrıca emniyet teşkilatında 10 yıldan fazla görev yaptıktan sonra terfi için de hevesli olduğunu anlatan Jiang, amirinin kendisinden görevi almasını istediğini söyleyerek, “Bana ‘bölücü güçler anavatanı bölmek istiyor. Hepsini öldürmemiz gerekiyor’ dedi” diye konuştu.

Maaş iki katına çıkarılıyordu”

Çin anakarasında görev yaptığı dönemde Pekin’in Sert Darbe (Strike-Hard) ismini verdiği ‘terörle mücadele’ faaliyeti kapsamında üç, dört defa Doğu Türkistan’a gönderildiğini de belirten Jiang, bununla birlikte Doğu Türkistan’da görev yaptığı sırada maaşının iki katına çıktığını söyledi.

Çin’in “sert darbe” politikası”

“Sert Darbe”, Çin tarafından 2014’te Doğu Türkistanlılara karşı Pekin’in başlattığı ve ‘terörle mücadele’ olarak adlandırdığı bir kampanya olarak uygulamaya sokuldu. Örneğin sakal uzatan, başörtüsü takan ya da birden fazla çocuk yapan herkes bu kategoride ‘şüpheli’ olarak değerlendirildi.

Gözaltına alınacak kişi kotasının doldurulması

lazım”

Doğu Türkistan’a gittiğinde hayal kırıklığına uğradığını belirten Jiang, “İlk gittiğimde şaşırdım. Her yerde güvenlik kontrolleri vardı. Birçok restoran ve mekan da kapalıydı. İnsanlar son derece dikkatliydi. Bize rutin gece operasyonları esnasında, gözaltına alınacak Uygurların sayısıyla ilgili resmi kotaları doldurma talimatının bir parçası olarak, toplanacak kişilerin isim listeleri verilmiyordu. Hepsi planlıydı ve bir sistem vardı. Herkesin bir hedefe ulaşması gerekiyordu” diyor.

Doğu Türkistan’da geçirdiği zamanı bir “savaş dönemi” olarak nitelendiren Jiang, yetkililerin Sincan’a bir savaş bölgesi gibi muamele ettiğini ve polis memurlarına Uygurların devlet düşmanı olduklarının söylendiğini ifade ederek, polis ekiplerinin bölgede bir yılda 900 bin Uygur ve diğer etnik azınlıklara mensup kişinin gözaltına alındığını bildiğini söyledi.

Bazı polisler tam psikopattı”

Gözaltı merkezlerindeki asıl amacın tutuklulardan bir ‘itiraf’ almak olduğunu ve cinsel işkencenin de taktiklerden biri olduğunu söyleyen Jiang, şöyle diyor: “İnsanların (sözde suçlarını) itiraf etmesini istiyorsanız, üzerinde iki keskin ucu olan elektrikli copu kullanın. Şahıs (sandalyeye) bağlıyken uçlarına elektrik teli bağlar ve kabloları cinsel organlarına yerleştirirdik. Bazı insanlar bunu bir iş olarak görüyor, bazıları ise tam anlamıyla psikopattı.” sözleriyle diğer polislerin ruh halini aktardı.

Erkek mahkumlara tecavüz”

Jiang, işkence ve insan onurunu zedelemenin “çok yaygın bir yönteminin” gardiyanların mahkumlara yeni gelen erkek mahkumlara taciz ve tecavüz etmelerini emretmesi olduğunu söyledi. Doğu Türkistanlı 48 yaşındaki Uygur öğretmen Abduveli Eyüp, 19 Ağustos 2013’te polisin kendisini Uygur anaokulundan gözaltına alındığını söylediğini dile getirdi. Daha sonra kendisini, silahlı polislerle çevrili yakındaki bir noktaya götürmüşler.

Eyüp, Kaşgar’daki gözaltı merkezindeki ilk gecesinde ondan fazla Çinli mahkumun toplu tecavüzüne uğradığını anlatırken cinsel saldırı emrini burada bulunan üç, dört gardiyanın verdiğini belirtti. Eyüp, verdiği tanık beyanında, “Cezaevi gardiyanları, benden iç çamaşırımı çıkarıp eğilmemi istediler. Yapmayın, lütfen bunu yapmayın diye ağladım” ifadesini kullandı.

Tecavüz sırasında bayıldığını, kendi kusmuğu ve idrarıyla çevrili bir odada uyandığını aktaran Eyüp, “Etrafımda uçuşan sinekleri gördüm. Sinekler benden daha iyiydi. Çünkü hiç olmazsa onlara kimse işkence ve tecavüz edemiyordu.” diye yaşadıklarını anlattı. “O adamların bana güldüklerini ve söylediklerini duyunca çok zayıf olduğumu hissettim” diyen Eyüp, “Ertesi gün gardiyanlar bana ‘İyi vakit geçirdin mi?’ diye sorduğunda aşağılamanın devam ettiğini gördüm” şeklinde konuştu.

Ben bir suçluyum”

Artık bir daha asla Çin’e dönemeyeceğini, dönerse vatana ihanet dahil birçok suçlamadan ceza alacağını belirten Jiang, eski kurbanlarından biriyle yüz yüze gelmesi halinde ne yapacağı sorusuna ise “Korkar ve hemen oradan ayrılırdım. Ben bir suçluyum ve böylesi bir durumun onların başına bir daha gelmemesini umuyorum” ifadesini kullandı.

Kamplarda 2 milyon insan var”

Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı tarafından verilen verilerine göre, 2017’den bu yana 2 milyon civarında Doğu Türkistanlı, toplama kamplarına alındı.

SON DAKİKA HABERLERİ
POPÜLER FOTO GALERİLER

Copyright © 2020 Revizyon Haber | Tüm hakları saklıdır.