SON DAKİKA

Revizyon Haber

TESİAD ve TESAM Kurucu Genel Başkanı İlyas Bozkurt, son dönemde kamuoyunda sıkça tartışılan Merkez Bankası’na ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

357 views
15 Ekim 2021 - 15:57

Dünya ekonomisi açısından merkez bankalarının çok önemli bir konjonktüre sahip olduğunu belirten Başkan Bozkurt, bu kurumların her ülke için tıpkı bir silahlı kuvvet veya istihbarat teşkilatı gibi son derece önemli olduğunu ifade etti.

Merkez bankasının bir ülkenin ekonomik özgürlüğünün ve gücünün göstergesi olduğunu söyleyen Bozkurt, gelişmiş ülkelerin tamamında merkez bankalarının özerk olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Türkiye’de 2001 yılında çıkarılan yasa ile Merkez Bankası özerk hale getirildi. Merkez Bankası başkanı ve yönetim kurulunun toplanarak para politikalarını belirlemesi ve piyasa stabilizasyonunu gerçekleştirmesi en ideal sistemdir. Eğer banka bağımsız olmaz ve yönetimi hükümetlere bırakılırsa o zaman merkez bankası piyasa istikrarından başka işlerle uğraşmak durumunda kalır ve bu krizlere sebep olur.”

GEÇMİŞTE YAŞANAN SORUNLAR

Eskiden Merkez Bankası’nın konumu itibariyle yaşanan sorunlara da değinen Başkan Bozkurt, şu ifadeleri kullandı: “1211 sayılı Merkez Bankası yasası 1971 yılında değiştirildi ve bankanın hükümetlere avans vermesi hazine borçlarına kredi açma gibi imkanlar tanındı ve hemen akabinde 1974-78-80 krizleri ve 24 Ocak kararlarına kadar giden bir kriz dönemi başladı. Ancak Turgut Özal’ın gelmesiyle Merkez Bankası’na bir düzenleme getirildi. Özal, çıkardığı yasa ile Merkez Bankası’nın işi sadece stabilizasyon, piyasa istikrarı ve enflasyondur dedi. Bu düzenleme ile Türkiye tekrar bir istikrara kavuştu.

Ancak 80’li yılların başında elde edilen bu istikrar, 90’lı yılların başına kadar sürdü. 1991 yılında Mesut Yılmaz hükümeti döneminde Merkez Bankası’na tekrar hükümete avans ve krize verme yetkisi tanındı. Hemen ardından 1994-98-99 ve 2001 krizleri yaşandı. Bu krizlerin tamamı likitide krizidir. Yani özeti şudur; Merkez Bankası kasasında hazır bekleyen parayı alıp kullanırlar. Bir kriz anında ise, piyasada likitide sıkışıklığı anında, merkez bankası açığı finanse edemez çünkü kasasında para yoktur. Dolayısıyla Merkez Bankası piyasayı stabilize edemediği için bankalar, özel kuruluşlar  döviz bulamaz ve piyasaya saldırmaya başlar. Bunun neticesinde dolar bir anda iki, üç katına çıkar ve korkunç devalüasyonlar yaşanır. Dövizin daha da yükselmesini engellemek için ise faizler bir gecede yüzde yüzlere ulaşır ve akabinde sistem kilitlenir ve ekonomi çöker. Krizler hep bu şekilde olur.”

MERKEZ BANKASI ÖZERK YAPIDA VE HÜKÜMETLE UYUMLU ÇALIŞMALI

“Tarihe baktığımız zaman piyasaya istikrarın gelmesi Merkez Bankası’nın özerk bir yapı haline getirilmesiyle oldu” diyen Başkan İlyas Bozkurt, “2008-2009 krizleri bizi teğet geçip istikrar devam ediyorsa, bunda Merkez Bankası’nın özerk olmasının etkisi var. Bundan dolayı Merkez Bankası ve başkanlarını baskı yapmak, politikalarına müdahale etmek kesinlikle doğru değildir. İdareyi ve kararları Merkez Bankası yönetimine bırakmak gerekir. Ancak Merkez Bankası para politikalarını düzenlerken, hükümetin para politikalarını dikkate alması lazım. Yani banka tamamen başına buyruk, hükümetten ayrı hareket etmemeli. Bir muhalefet partisi gibi davranmamalı. Hükümet ve banka uyum içinde çalışmalı” ifadelerini kullandı.

EN ÇOK KAZANANLAR
    EN ÇOK KAYBEDENLER
      EN ÇOK İŞLEM GÖRENLER
        BUGÜN 1000TL NE OLDU?
        • -

          BORSA

        • -

          DOLAR

        • -

          EURO

        • -

          ALTIN

        KUR ÇEVİRİCİ

        Para Birimi

        Çevrilecek Para Birimini Seçin

        Copyright © 2020 Revizyon Haber | Tüm hakları saklıdır.